Başkasına yararı dokunan insan en kusursuz insandır
Sophokles
GÜMÜŞHANELİ GELECEĞİMİZ VE GÜSİAD
Coğrafyasının beraberinde getirdiği kıt imkânlarla gençliğinin okumaktan başka hal çaresinin olmadığı bir memleketin mahdumlarıyız. Öyle ki zamanında “Yama Devri” denilen o zamanı gören ve duyanlar olarak hafızamızda birçok yokluk ve yoksulluk hikâyesi mevcuttur. Ve kendi çarıklarını kendi elleriyle diken, önlüğünde ki yamalardan asıl önlüğünün kumaşı kaybolan, kurt ve soğuk korkusuyla kilometreleri minik adımlarıyla arşınlayanlar görüyorum ki bugün hak ettikleri yerlerin başındalar.
Gururla içlerinden bir tanesi de benim dediğim bu dönemde çöplerden bulduğum eski defterleri silerek ve ikinci el ders kitaplarını toplayarak okuyan ve Ankara’da üniversite eğitimi için cebinde sadece 50 lirası bulunan bir vaziyette şükürler olsun ki azmim ve inancım sayesinde okudum. Yemek yaptım, bulaşık yıkadım, ev temizledim.
Defalarca yazdığım gibi Gümüşhane’nin en büyük değerlerinden olan ve zamanın Adalet Bakanı Oltan Sungurlu’nun yanına varıp “Bakanım okumam için bana bir burs ya da bir iş lazım” dediğimin ardından ne bir burs ne de bir kredi göremeden dört yıllık bir okulu yazları Trabzon’da hamallık yaparak okumak kolay iş olmasa gerek.
Şimdi o günleri gören ve bugün şükürler olsun öğretmen olarak benim durumumda olup okuyamayanlara sebep olabilmek için hayırlı oluşumların içinde yer almaya gayret gösteriyorum. Yapılan hayır söylenmez ama son üç yıldır GÜYAD çatısı altında yaklaşık 100 yetim öğrenciye burs imkânı sağladık. Ve sağlamaya da devam ediyoruz.
Bir diğer hayırlı kuruluş olan ve başında değerli eğitimci Doç Dr Kenan Aydın’ın olduğu GÜSİAD (Gümüşhaneli Sanayici ve İşadamları Derneği) yaklaşık beş yıldır Gümüşhaneli öğrencilerimize burs veriyor. Her şey Gümüşhaneli öğrencilerimizin mutlu yarınları paydasından hareketle bu oluşumu ve burs verenleri o öğrencilerimiz adına tek tek yüreklerini öpüyorum. Söz verdiği halde burslarını geciktiren ve hatta ödemeyenleri de vicdanlarına havale ediyorum.
Öğrencinin fakiri zengini olmaz cihetinden olaya baksak da ilkin öğrencinin ekonomik durumu, başarısı, aile fert sayısı, sosyal imkânları, yetim ve öksüzlüğü göz önüne alınması gereken ilk şartlardır. Geçen yıllarda gözden kaçan ve dikkatimi çeken müteahhit ve işadamı çocuklarını da verilen bursları alanında sebep olanın da ağır vebali vardır.
Bu yıl GÜSİAD Burs Komitesi olan Kenan Aydın, Muammer Beyaz, Çetin Kantek, Yüksel Yalçın, Yaşar Topçuoğlu, Tahsin Söğüt ve Erdoğan Ezber’den oluşan komisyon kılı kırk yararak 2009–2010 dönemi bursları ile ilgili değerlendirme çalışmalarını tamamladılar. Şimdi iş bu öğrencilere verilecek olan 500 TL’nin en kısa zamanında yerine ulaştırılması. Yaklaşık 2000 üniversite öğrencimizin başvurduğu ancak 800 ve artı 143 öğrenciye burs sağlayan GÜSİAD’I tekrar kutluyoruz. Gönül diğer 1000 öğrenciye de bir şekilde ulaşabilmektir.
Değerlendirme sürecinde ilk öncelik; geçen yıldan burs çıkmasına rağmen bursunu alamayanlardan müracaat edenlerin listelere dâhil edilmesi olmuştur. İkinci öncelik olarak babası ve annesi olmayanlar dikkate alınmıştır. Üçüncü olarak kardeş olanların durumudur. Kardeş olanlardan en az birisine burs verilmeye çalışılmıştır. Diğer bir kriter de başarı durumudur. Bir dönemde ikiden fazla dersten başarısız olanlar başarısız olarak değerlendirilmişlerdir. Bir başka önemli konu ise ekonomik durumdur. Bu konuda da beyanlar esas alınmakla birlikte burs komitesi üyeleri referanslara başvurarak titizlikle araştırma yapmış ve yakın tanıdıklarına da sormuşlardır.
Evet, yama devrini yaşamış olanların bugün gururla temaşa ettiğimiz varsıl durumlarını kıskanmıyor aksine gurur duyarak temaşa ediyoruz. Ancak bu şehrin mahrum coğrafyasından varsıl dünyasına kulaç atanların geldikleri yerlere doğu şöyle bir bakmaları ve mallarının bir bölümünü zekât desin, sadaka desin, hediye desin ne derse desin Gümüşhaneli bu yavrularımıza versin. Versin ki yarın bir Gümüşhaneli gencimizin daha önünü açalım.
Teşekkürler GÜSİAD, teşekkürler GÜYAD ve teşekkürler bu derneklere bağış yapan yüreği ve cebi zengin Gümüşhaneliler.


